"İstanbul Su Yolları" belgeseli tamamlandı.


Uzun zamandır çalışmalarını sürdürdüğümüz İstanbul Su Yolları Fotoğraf Belgeseli’ni tamamladık. Roma Dönemi’nde yapımı ve kullanımına başlayıp, Doğu Roma (Bizans) ve Osmanlı Dönemi’nde de büyütülerek kullanılan Su Yolları’nı Pınarhisar yakınlarından başlayarak Tarihi Yarımada’ya kadar izledik; kaynaklardan toplanan suyun derin vadilerde büyük su kemerleriyle, diğer bölümlerde ise kapalı kanallarla geçtiğini gözlemledik; kanallardaki arızanın giderilmesi için de belli aralıklarla kontrol kapakları konduğunu gördük. Pınarhisar yakınlarından başlayan maceramız Saraçhane’de son buldu. Su kemerlerinin bulunduğu alanlar, özellikle Pınarhisar-Alibeyköy hattına ulaşımda oldukça zorlandık. Çatalca ormanlarındaki su kemerlerini bulmak için ise yerel rehberler eşliğinde bir günde 10-15 km. yol yürüdük. Belgrad Ormanları içindeki 7 adet su bendini ve buralardan devam eden su kanalları ve kemerlerini de proje içine dâhil ettik. Projemizdeki baş kaynak yayın ise Prof. Dr. Kazım Çeçen’in kitaplarıydı; gezimiz sırasında kendisini saygıyla ve şükranla andık. Çekimlerimiz sırasında su yollarında korkunç tahribatı gördüğümüzde içimiz sızladı; su kemerlerinin blokları arasında taş kırma makinalarıyla define aranması bizleri şaşkına çevirdi. Tahribat bu hızla sürerse su yollarının büyük bölümü yok olacak. İstanbul’un bentlerinin bulunduğu su havzası içinde ise günübirlik piknikçilerin yarattığı kirlilik ise sağlık sorununa neden olacak ölçekteydi.